Sporx Anasayfa
Facebook Sporx
2,553,003
Twitter @Sporx
166,267
Google +Sporx
Puan & Fikstür
Panorama
Bizi Takip Edin


İsim : Eusebio
Pozisyon : -
Kulubü : Benfica
Ülkesi : Portekiz

"Pele'ye Brezilya'nın Eusebio'su desinler"


O dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri. Ona sorarsanız dünyanın en iyisi. Bir futbol efsanesi olan Eusebio ile gerçekleştirilen, her satırını keyifle okuyacağınızı düşündüğümüz bir röportaja ne dersiniz? Editörümüz Hilmi Sever'in, Futbol Extra Dergisi'nde yayınlanan röportajı karşınızda...

Röportaj: Hilmi SEVER
http://twitter.com/hilmisever


Hayatımın en unutulmaz anlarından birini yağmurlu bir Lizbon gecesinde yaşayacağım aklıma gelmezdi. Nasıl unutulmaz olmasın ki, dünya futbolunun gelmiş geçmiş en büyük isimlerinden biri olan Portekizli futbol efsanesi Eusebio ile Türkiye'den bir gazeteci olarak 50 yıl sonra ikinci röportajı gerçekleştirecektim. 50 yıl önce ilk kez Halit Kıvanç'ın yaşadığı bu gururu şimdi de bana yaşamak nasip olmuştu.

Futbolculuk döneminde gücü, sürati ve yeteneği nedeniyle 'Kara Panter' lakabı verilen Eusebio'nun büyüklüğünü daha iyi anlamak için Portekiz'e gitmeniz şart. Benfica Megastore'da yalnızca Eusebio'nun ürünlerinin satıldığı dev bir stand, dışarıdaki Eusebio heykelleri ve Benfica taraftarının büyük sevgisi inanılmazdı.

Eusebio ile röportajı ayarlamak da oldukça zorlu oldu. Öğlen saatlerinde buluşmak için sözleşmiştik ancak 79 yaşındaki efsane futbolcunun sürekli bir işi çıkması nedeniyle röportaj için 00:40'ta Lizbon'un şık bir restaurantında bir araya gelebildik.

'Birazdan Eusebio gelecek' dediğimiz zaman, garsonların savaş alarmı verilmiş gibi hareketlenmeleri de gözümün önünden hiç gitmeyecek. Restaurantın en iyi masası hazırlanmış ve Eusebio'yu beklemeye koyulmuştuk. Eusebio bizi daha fazla bekletmedi ve içeri dostlarıyla birlikte girdi. Kısa bir sohbetten sonra, sorularımızı Eusebio'ya yöneltmeye başladık.

Uzun yıllardır sayısız isimle röportaj yaptım ancak bir futbol efsanesi ile röportajın çok farklı olduğunu söylemeliyim. Bir efsane ile konuştuğumu, röportajın her anında hissediyordum. Eusebio'da konuşması ve sorularımıza verdiği cevaplarla neden bu kadar büyük bir futbolcu olduğunu kanıtlıyordu.

İşte sorularımız ve Eusebio'nun yanıtları:

"PORTEKİZ FUTBOLU HEP BİR MARKADIR"

-Dört Portekiz takımı Avrupa Ligi'nde yarı finale adını yazdırdı ve kupayı da Porto kazandı. Portekiz futbolu büyük bir çıkış içinde...
"Şu anda Portekiz futbolu çok iyi yolda. Zaten eskiden beri Portekiz futbolu bir markadır. Belki her zaman kupaları kazanmamıştır ama gücünü hep göstermiştir. Yakın zamanda futbolseverler Portekiz takımlarından çok daha büyük başarılar bekleyebilirler. Ricardo Carvalho, Cristiano Ronaldo ve Nani gibi futbolcularımızın Avrupa'nın dev kulüplerinde oynaması, Simao, Almeida ve Quaresma da Türkiye'de futbol oynaması, diğer futbolcularımızın da önünü açıyor. Bu da futbolumuzun gelişmesini sağlıyor. Yurt dışına futbolcu göndermemiz bizim için çok önemli."

-Benfica'nın sembol ismisiniz. Benfica'nın UEFA Avrupa Ligi yarı finalinde, Braga'ya elenmesini bekliyor muydunuz?
"Bu tabii ki benim için acı bir sürpriz oldu. "

"ÖLENE KADAR BENFICALIYIM"


-Sporting Lizbon alt yapısında futbola başladınız. Daha sonra Benfica'nın sizi kaçırdığı bir efsane gibi konuşuluyor...

"Hepsi yalan. Evet, çocukken Afrika'da Sporting Lizbon'un alt yapısında oynadım. Başımızdaki hocamız biraz çelimsiz ve diğerlerinden daha küçük bir çocuk oluğum için beni sevmiyordu, Sporting de benimle kontrat yapmamıştı. Annem sırf, hocaya iyi bir oyuncu olduğumu gösterebilmek için bir yıl kontrat yaptırdı ve oynamaya devam ettim. 18 yaşım bitene kadar Sporting alt yapısında kaldım ama ne ben ne de ailem Sporting'li değildi. Benim babam da yaşasaydı, Sporting'de oynamamı istemezdi. 18 yaşımı doldurur doldurmaz uzun süredir beni izleten Benfica ile iyi bir kontrat yaptım ve Portekiz'e geldim. Benfica benim hayatımı değiştirdi. Portekiz'e geldikten 3 ay sonra Sporting Lizbon geri dönmemi ve benimle kontrat imzalamak istedi. Ben de iki kulübe imza atacak kadar salak değildim. Sporting'e de imza atsam futbol hayatım biterdi. Hiç bir zaman Sporting'i sevmedim. Beni bugünlere getiren ve Eusebio yapan Benfica'dır. Çocukluğumda da Benficalı'ydım, ölene kadar da Benficalı kalacağım. Benfica'nın beni kaçırdığı iddiaları da tamamen yalandır. Aklı başında bir insanım, kimse bana zorla bir şey yaptıramaz. Ailemin rızasıyla Benfica'ya geldim ve iyiki de bu kararı vermişim."



-Benfica'yı diğer takımlardan ayıran özellik nedir?
"Benim zamanımda Benfica'daki 11 oyuncunun da 11'i Portekizce konuşuyordu. Ya Portekizli futbolcular ya da Portekiz'in kolonilerinden gelen Afrikalı oyuncular vardı. 11 tane aynı dili konuşan futbolcunun bir arada oynaması başarının kaynağıydı. Şimdi ise dünya çok farklı bir yapısı var. Artık her takımda çok farklı uluslardan oyuncular bulunuyor.!

"BİZ YÜREĞİMİZLE OYNARDIK, FUTBOL ARTIK TİCARİ"

-1966 Dünya Kupası gol kralı, 1965'te Portekiz'de yılın futbolcusu oldunuz. 16 sene Benfica'da oynadınız. Sizin gibi büyük başarılara imza atabilecek bir golcü şu an var mı?
"Benim jenerasyonum çok farklıydı, şu an durum çok farklı. Pele, Cruyff, Boby Charlton, Beckanbeur, Di Stefano ve Carigha gibi oyuncularla karşılıklı oynadım. Bu iki jenerasyon asla kıyas kabul etmez. O dönemde de şu anda da büyük yetenekler var. Son yıllarda Messi, Ronaldo ve Kaka adlarından söz ettiriyor. Biz sevdiğimiz forma için canımızı verirdik, kalbimizle, yüreğimizle oynardık. Tabi yeni jenerasyon giydiği formaya saygısızlık ediyor demiyorum ama futbol artık daha ticari oynanıyor. Artık forma aşkı kalmadı. Ama böyle olması belki daha doğru ve iyidir. Biz zamanında hakettiğimiz paraları kazanamadık ama şu an bir çok futbolcu büyük paralar kazanabiliyor."

-Çok hızlı, çok güçlü ve isabetli şutları olan bir futbolcuydunuz. Bugünki isimler arasında tarzınızı benzettiğiniz bir isim var mı?
"Tarzımı benzettiğim bir isim yok."

"R.MADRID MAÇINI UNUTAMAM"

-Unutamadığınız maç hangisi?
"Kesinlikle 1962'deki Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Benfica - Real Madrid maçı. Real Madrid'i 5-3 mağlup etmiştik. Luz Stadı'nda iki tane gol atmıştım. O sene zaten Avrupa'nın en iyi oyuncusu seçildim ve Benfica formasıyla altın top ödülünü kazandım. Milli takım formasıyla da Kore karşısında 3-0 geriye düşüp 5-3 kazandığımız maçı unutamam. O karşılaşmada 4 gol attım."

-O karşılaşmada ikinci yarıda oyuna girip 4 gol attığınız yazıyordu. Doğru mu?
"Hayır ben her zaman ilk 11'de maça başladım. Hiç bir zaman ikinci yarıda oyuna girmem."

"TRAPATTONI VE FACCHETTI BENİ ZORLARDI AMA..."

-Sizi durdurmak çok zordu ama sizi en çok zorlayan savunma oyuncusu kimdi?
"Giovanni Trapattoni ve Facchetti iyi defans oyuncularıydı ve beni zorluyorlardı ancak durduramıyorlardı. Beni marke ederken, kıran kırana mücadeleler içinde olurduk ama yine de hiç kasıtlı sertlik yapmazlardı, son derece centilmen oyunculardı. Ama öyle oyuncular da vardı ki, ayağımı kırmak için müdahale ediyorlardı. onları hiç bir zaman sevmedim. Ben sahaya yalnızca iyi futbol oynamak için çıkıyordum ancak bu sert müdahaleler karşısında büyük ağrılar çektiğim oluyordu."

PELE'YLE EZELİ REKABET



-En çok kıyaslandığınız futbolcu kimdi?
"Ben hiç bir zaman böyle bir mukayeseye girmedim ama bana her zaman 'Avrupa'nın Pele'si' diyorlardı. Ben de o zaman benim adım Eusebio, siz giden Pele'ye; 'Brezilya'nın Eusebio'su' diyin diyordum. Haksız mıyım?

MESSI Mİ, RONALDO MU?

-Çok haklısınız. Şimdi de Ronaldo ve Messi kıyaslanıyor. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?
"Sizce dünyanın en iyi futbolcusu kim? Kim şampiyonluk kazandı? Kimin kupası var? Kim ödülleri aldı? Bu soruların tek cevabı Messi. Kim kupaları kazandıysa en iyi futbolcu odur. Ben Real Madrid'liyim ama Barcelona'ya çok saygı duyuyorum, beğenerek izliyorum. İngiltere'de Wembley Stadı'nda oynanan Şampiyonlar Ligi finali benim için heyecan doluydu. Çünkü İngiltere'de de tuttuğum takım Manchester United. Kupayı onların kazanmasını istedim ama olmadı."

-Siz de Benfica formasıyla 1968'de Manchester United'a karşı Wembley'de Şampiyon Kulüpler Kupası finali oynamıştınız. Kazanan uzatmalar sonucunda 4-1'lik skorla Manchester United olmuştu...

"Evet bizim için kötü bir gündü. İyi mücadele etmiştik ancak uzatmalarda gelen gollerle yıkılmıştık. Bizim zamanımızda Wembley'in çok farklı bir büyüsü vardı. Stad yine aynı yerinde ancak eski büyüsü kalmamış."



-Vatandaşınız Ronaldo'yu değerlendirmenizi istesek... 
"Ronaldo çok büyük bir futbolcu. Messi de büyük bir oyuncu. Onlar bu dönemin oyuncusu, bu nedenle karşılaştırma yapmak zor. Bir gazeteci olarak sen bu karşılaştırmayı yapabilirsin ama ben yapamam. Çünkü futbolu profesyonel olarak oynadım. Yapabildiklerimin en iyisini yapmanın gururunu yaşıyorum. Şu an 21. yüzyıldayız, ben 20. yüzyılın oyuncusuyum."

NEDEN HEP BENFICA'DA KALDI?

-Real Madrid ve Manchester United sevginiz nereden geliyor?
"Manchester United'ın yıldız isimleri Bobby Charlton, George Best ve Denis Law benim çok yakın arkadaşlarımdı. Onlar da Benfica'yı tutarlardı. Almanya'da Bayern Münih, Hollanda'da Ajax, İspanya'da Real Madrid, Fransa'da Bordeaux, İtalya'da da öncelikle Juventus ve daha sonra Inter'i tutarım. Çünkü bu takımların hepsi beni transfer etmek istedi."

-Bu kadar kulüp sizi istediği halde neden hep Benfica'da kaldınız?
"Real Madrid'i yendiğimiz zaman 20 yaşındaydım, o zaman Juventus beni çok transfer etmek istedi ve İtalya'ya gidecektim. Ancak Portekiz hükümeti yani diktatör Salazar beni bırakmadı. 66 yılında da Inter çok iyi para teklif etti, 15 günlüğüne İtalya'ya da gitmiştim. Tüm sözleşmeleri imzalamıştık, yalnızca bir onay kalmıştı ancak yine transferim olmadı."

"SALAZAR BENİ BIRAKMADI"

-Transferiniz önündeki engel yine Salazar mıydı?
"Evet beni kesinlikle bırakmadı. Salazar sürekli olarak bana; 'sen bu ülkenin milli hazinesisin, seni bırakamayız' diyordu. Zaten yurt dışına transfer olsaydım, beni ilk yakaladıkları yerde hapse atarlardı."

-Real Madrid, Manchester United ve Juventus gibi takımlara transfer olamamak içinizde bir uhde olarak kaldı mı?
"Benfica'da her zaman çok mutlu oldum ve iyi kazanıyordum. Başka ülkelerde futbol oynamayı, başka ülkelerin futbolunu görmek ve oraların da atmosferini yaşamak için isterdim."

"HERKESİ NASIL HAYRAN BIRAKIRIM DİYE DÜŞÜNÜRDÜM"

-Tüm gözler üzerinizdeyken, Sahaya çıkarken neler düşünürdünüz?
"Bir futbolcunun yaşayabileceği her şeyi yaşadım. Dünyanın en iyi oyuncusu oldum, dünyanın en çok gol atan oyuncu oldum, Avrupa'da ve Portekiz'de yılın en iyi oyuncusu oldum. Portekiz'in gelmiş geçmiş en büyük futbolcusuyum. En çok lig kupasını kazanan oyuncuyum, altın ayakkabı ve bir çok ödül kazandım. Öyle rekorlara sahibim ki, bunları kimse kıramaz.

Çok büyük başarılar elde etmeme ve yıldız bir oyuncu olmama rağmen maç başlamadan önce soyunma odasında hep düşünürdüm. Sahaya çıktığım zaman tıpkı Picasso'nun fırça darbeleriyle yaptığı müthiş resimler karşısında insanların duyduğu hayranlık gibi, ben de futbolumla herkesi kendime nasıl hayran bırakabilirim diye düşünürdüm. Tribünlerde beni izleyen 50-60 bin kişinin evlerine gittiklerinde de gollerimi ve futbolumu hatırlamalarını isterdim."

"BU DERİ RENGİNDE PELE VE BEN VARIM"


-Bir futbol efsanesi olmak nasıl bir duygu?
"Son yüzyılın en iyi 10 oyuncusu seçildi ve bu deri rengine sahip ilk 10 içinde yalnızca Pele ve ben varım. Bir futbolcu olarak en büyük mutluluğum sahip olduğum yetenekler doğrultusunda saha içinde her şeyimi verdim. Kimse ama hiç kimse Eusebio şu maçta kötü mücadele etti, kedini sakladı diyemez. Futbolseverler karşısında bir efsaneye dönüştürüldüm. Yaptıklarımın karşılığını böyle büyük bir ünvanla almak tabii ki benim için gurur verici."

"YETENEKLİ OLMASALARDI BEŞİKTAŞ'TA OLMAZLARDI"

-Türkiye'de futbol oynayan Portekizli oyuncular ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
"Hepsi çok büyük oyuncular. Eğer yetenekli oyuncular olmasaydı Beşiktaş gibi büyük bir takımda top oynamazlardı. Türk futbolu da son yıllarda önemli yol katediyor. Transfer edilen isimler de Türkiye Ligi'nin geldiği noktayı gösteriyor. Bu kadar kaliteli Portekizli oyuncunun Türkiye'de oynaması benim için mutluluk verici."

"EN FAZLA F.BAHÇE'Yİ TANIYORUM. CAN BARTU VE EMRE..."




-Türkiye'de daha iyi tanıdığınız veya sempati duyduğunuz bir takım var mı?
"Portekiz Milli Takımı ile Türkiye'ye karşı 1965'te iki maç oynadım. Portekiz'de oynadığımız maçı 5-1 kazandık, Türkiye'de de 1-0 kazanmıştık. Benfica formasıyla da Fenerbahçe'ye karşı oynadım. Bu nedenle en fazla Fenerbahçe'yi tanıdığımı söyleyebilirim. O dönemde Fenerbahçe kaliteli oyunculara sahipti. Fiorentina'da oynayan oyuncunuz çok iyiydi." 

-Can Bartu...
"Evet Can Bartu. Gerçekten üstün yetenekli bir futbolcuydu."

-Bildiğiniz başka Türk futbolcular hangileri?
"Geçtiğimiz sezonlarda Inter Milan'da oynayan Emre Belözoğlu da çok iyi bir futbolcu."

-Türkiye'ye maç dışında hiç geldiniz mi, gelmeyi düşünüyor musunuz?
"Evet bir kez İstanbul'a turist olarak gitmiştim. Ama üzerinden çok uzun yıllar geçti. Bir daha gelir miyim bilemiyorum."

-İstanbul'u nasıl hatırlıyorsunuz?
"Ben oraya gittiğimde herkes beni tanımıştı, bu çok güzeldi. Bana karşı çok sıcak davrandılar. İstanbul çok güzel bir şehirdi ve orada bulunmaktan dolayı çok mutlu olmuştum."

EUSEBIO'NUN UNUTAMADIĞI MAÇ

Yorumlar

Yorumları okumak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Donanım ve Sistem iş ortağımız
 
Ana Sayfa
Bize Ulaşın
Künye
Kariyer
About Us
Yasal Uyarı