Çok ilginç bir haftayı geride bıraktık. İlk yarının son haftasına hakem hataları damga vurdu. Hakemlere her zaman destek olmaya çalışıyoruz ama bu hafta sırtımızdaki yük taşıyabileceğimizden daha ağır. Aslında suç hakemlerin değil, Merkez Hakem Kurulu'nun. Öyle tuhaf hakem atamaları yaptılar ki kaza geliyorum dedi.
Üç tane büyük skandal var
Beşiktaş-Kayserispor maçına Sayın Halis Özkahya'nın atanması büyük hataydı. Sayın Özkahya, Fenerbahçe-Galatasaray maçında teknik açıdan gayet başarılıydı. Ceza değil ödül fikri kabul görmüş olacak ki tam 5 gün sonra önemli bir maçta daha görevlendirdiler. İyi de aceleniz ne ? Hakem zorlu bir derbi maçtan çıkmış. Bırakın kendine gelsin. Maçlar kaçmıyor. Ödülünü sonra verirsiniz.
Gelelim madalyonun diğer yüzüne. Hakem teknik açıdan doğru bir maç yönetti ama idari açıdan önemli bir problem var. Meireless'e gösterilen kırmızı kart ve osnrasında yaşananlar bir haftadır gündemi meşgul ediyor. Disiplin Kurulu kararları, tahkimin alacağı kararlar bugün bile hala tartışılıyor. Hakemin böyle yoğun bir tartışma ortamından kendisini soyutlayıp beş gün içinde bir sonraki maça motive olması mümkünmü?
Merkez Hakem Kurulu Sayın Özkahya'nın hakemlik hayatıyla kumar oynadı. Böyle bir atama yapılmaz. Netice ortada. Bir önceki haftanın başarılı hakemi Sayın Özkahya bir sonraki hafta adeta yeni hakem olmuş gibi hatalar yaptı. Beşiktaş'ın 3. Golü öncesinde yardımcı hakemden başlayıp, dördüncü hakeme ve hakeme uzanan bir hatalar zinciri var. Kesilen avantaj pozisyonu kitaplık yanlış.
Yarın tahkimin kararı belli olacak. Tükürük varmı, yokmu? Bunlar benim konum değil. Eğer varsa, o el hareketine ve tükürüğe verilen ceza az bile. Eğer yok olduğuna hükmedilirse Allah hakemin yardımcısı olsun. MHK'nin de.
Kasımpaşaspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçına Sayın Volkan Bayarslan'ın atanması tarihi skandal. Gelecek vadeden iyi bir hakem. Yaptığı hata affedilir gibi değil. Önce hakemden başlayalım. Be güzel Kardeşim, insan böyle bir durum varsa hiç Merkez Hakem Kurulu'na bilgi verip maçı iade etmez mi? Herkes bir sürü şey söyleyecek ama görünen o ki bu ihale Sayın Volkan Bayarslan'ın üzerine kalacak. Yazık oldu. Belediye lehine verdiği penaltı kararı hatalı ama daha önemlisi Büyükşehir Belediye'de çalışıp Belediye'nin maçına çıkmış olması. Olay bir anda büyüdü.
Gelelim Merkez Hakem Kurulu'na. Siz, hakeminizin nerede çalıştığını ne iş yaptığını bilmiyor musunuz? Aslında bu bile hakemlerin Federasyon gözünde ne kadar önemsiz olduğunun önemli bir göstergesi. Gel deyince gelen git deyince giden amatör köleler. Hakemler Federasyonların esiri olmuş. Merkez Hakem Kurulları ise taşeron görevi yapıyor. İşi alıp dağıtıyor. Federasyon için bu hakemin bir işi olup olmadığı, hayatını nasıl idame ettirdiği hiç önemli değil. Sayın Volkan Bayarslan ve pek çok hakem hayatlarını devam ettirebilmek için bir işte çalışmaya mecburlar. Bu işi seçerken hakemliklerine zaman ayırabilmek için fedakarlıklarda bulunuyorlar. Mesleki kariyerlerini ikinci plana atıyorlar. Kendilerine her istediklerinde izin verebilecek patronları ya da pasif olarak götürebilecekleri türde işleri seçiyorlar. O da olmazsa kendi işlerini kuruyorlar.
Federasyonun umurunda bile değil. Hafta içi maç, hafta arası seminer, Cuma günü maç, değerlendirme toplantıları. Hakemler nasıl gelip nasıl gidecek? Düşünen yok. Profesyonellik, yarı profesyonellik denince üç beş kuruşun hesabı yapılıyor ama alt yapıda bir hocanın aldığı paraya 10 tane hakem istihdam edilir.
Merkez Hakem Kurulu tüm hakemlerini çok iyi tanımalı. Eğer bunu yapacak kadrosu yoksa oluşturmalı. Tek bir tane hakem işleri müdürünün altından kalkabileceği iş değil bunlar. Profesyonel bir ekip kurmalılar. Hakemin, işini, eşini, kişiliğini, yemesini, içmesini, hobisini, arkadaşını, alışkanlığını bilmek zorundasınız.
Gaziantepspor-Mersin İ.Y. maçına Sayın Mustafa Öğretmenoğlu'nun hakem olarak atanması önemli bir hata. Hem hakeme yazık hem takımlara. Bu maç süper ligin düşme hattı için çok önemli bir maç. Hakem deneyimsiz. Maçta önemli hatalar yapmış. Bu hakemi bu maça tayin ederken deneyimsizliğini niye hesaba katmadınız? Sayın Mete Kalkavan gibi bir FIFA hakemi, Sayın Süleyman Abay gibi deneyimli bir hakem dördüncü hakemlik yaparken deneyimsiz ama gelecek vadeden bir hakem olan Sayın Mustafa Öğretmenoğlu'na böyle bir maç verilmemeliydi. Maç ağır geldi. Mersinli oyuncunun düşürüldüğü pozisyon penaltı. Binya da ihraç edilmeliydi. Gaziantep'in golünde kaleciye faul var mı yok mu tartışılır. Bence var. Hakeme göre yok ama zaten maç verilmeyen penaltıyla bir takımdan diğerine gitmiş.
Kim suçlu?
Bu maçtaki hakemler mi?
Yoksa bu hakem atamalarını yapan Merkez Hakem Kurulu mu?
Amacımız üzüm yemek. Bağcıyı dövmek değil.
Merkez Hakem Kurulu bir haftada üç tane kritik atama hatası yapıyorsa sistemini, kadrosunu gözden geçirmeli.
Bizden söylemesi.
SAYIN CÜNEY ÇAKIR VE BAŞBAKAN
Buradan yaptığımız çağrılara kulak verdiği için Spor Bakanımız Sayın Suat Kılıç'a ve Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ederiz.
Dünya Kulüpler Kupası'nda final müsabakası yöneterek göğsümüzü kabartan, Sayın Cüneyt Çakır'ın, onore edilerek Başbakan tarafından davet edilmesi Türk Hakemliği için büyük bir moral değer yaratacaktır. Başarı her zaman övgüye layıktır.




